Resim 5

EVRENSEL AHLAK YASALARI İLE ORTAK OLMAK ZAMANI

EVRENSEL AHLAK YASALARI İLE ORTAK OLMAK ZAMANI

Fransa, Paris, Charlie Hebdo ve öldürülen 12 kişi…

Tek bir cümle bile değil özet, kelimeler kifayetsizken insan düşünüyor.  Bana göre bu bir olaydan çok sembol.

Türkü, Fransızı, Amerikalısı, Rusu ve diğer halkların halk olmadan önce birleştikleri nokta insan olmak değil mi? Anlaşılabilecek tek nokta kimi zaman algıların yarattığı çatışmaların mazur görülmeyecek şekilde insanoğlunu canavara dönüştürmesi gerçeği.

Neyi kaçırıyoruz? Yeterince düşünmüyoruz; başkaları düşünüyor yerimize. Yeterince okumuyoruz; okuyanlar anlatıyorlar öğrendiklerini niyetlerince devşirerek bize. Yeterince dik duramıyoruz; sopalarıyla tepemizdeki tiranlarla. Oysa dik durmak istersek insanlığımızla, düşünmek anlamak ardından eyleme geçmek istersek gerçekten öyle anahtar değerler var ki ellerimiz altında.

Aksaray dolmuşları, tokalaşma ritüelleri, zirvedekilerin zırvalarına tıkayalım kulaklarımızı yarınımız için. Geçmişimize bir uzanalım; insanlık geçmişine…

Bir varmış, bir yokmuş. Bir zamanlar dünyada devletler, milletler, halklar, dinler ve hatta diller yokmuş. İnsan varmış. İnsan tek başına çok çaresizmiş. Temel olan yaşamakmış. Yaşamak için diğerleriyle türlü iletişim biçimleri oluşturarak güç kazanmış. Önce küçücük gruplar kurmuş sonra çoğalarak ortaklıklar.
Ortaklıklar onu hem güçlendirmiş hem de yeri gelince kısıtlamış. Hakkını ve haddini düşünmeye ve ardından da biçimlendirmeye başlamış. Artık daha kolaymış yaşamak; varolmaya devam etmenin yanında başarısından haz duymaya başlamış. Bu haz, bu mutluluk bilinçaltına işlemiş. Daha da fazla mutluluk peşinde koşmaya, bunu hedef edinmeye başlamış, güvenlikle beraber mutluluk ve tatmin kavramları oturmuş varoluş benliğine.
Önce hukuk anlayışı sonra devlet girmiş dünyasına. Hukukmuş başta temel olan devlet sisteminden önce. Ve o noktada felsefesi bir kavram olarak yüzlerce yıl süren evrensel bir ahlak yasasının etiğinin olup olmadığını düşünüp sorgular olmuş. Hikaye bitmemiş. Günümüzde aynı herşey.

Elbette hala bencil insan, hala mutluluk peşinde, hala kimi zaman kural tanımaz ve faydasına olan her işte pek bir iştahlı. Ancak güvenlik ve haz peşinde koşan iptidai yapıda devam eden insanlar düşünmeden yol alırken, cılız bir ses hakkımızı da haddimizi de bilelim; insanlık dışı yapılan herşeyi evrensel ahlak anlayışı ile yaşamlarımızda reddedelim diye sesleniyor. Eylemlerimizin ahlaki olabilmesi için o eylemin gerisinde yatan ilke de evrensel olmalı diyor.

Hiç kimsenin isteyerek ve bilerek kötülük yapmayacağına inanmak istiyor insan, ancak görüyoruz ve duyuyoruz ki durum böyle değil.

Bilginin toplumları ilerlettiğini, insanı daha çok insan olmaya ittiğini, suçtan uzak tuttuğunu ve eğitime çok büyük bir görev düştüğünü bilenler, işte yine bu bilgiyi alarak bilginin gücü ile keseri kendilerine yontmaya devam ediyorlar.  Farkındalarki ahlaki davranışlar, erdemler, değerler insanlara öğretilebilir. Şayet erdemler öğretilebilirse, ahlaklı insan sayısı çoğalır ki bu da insana inanılmaz bir haz ve mutluluk yolu açarken evrensel ahlak yasaları yani etik tüm halkları daha mutlu bir geleceğe erdemle taşır. O zamanda yol almayı bırakın adım dahi atamaz olurlar iptidai olan canavarlar.

Kötülük kötülüktür. Vicdan ve ahlak temeli olmadı mı üzerine ne kurarsan kur, yıkılır. Ancak yıkılırken bile çevresine zarar verir.

Temellenmeden kötü niyeti algıladığımızda bilgi ile, eğitim ile, cesaret ile, evrensel ahlak yasalarına, etik kurallara bağlı gitmek lazım yanlışların, suçların üzerine. Ortak olmak lazım erdemlilikte ve birlikte omuz omuza yürümek lazım, yürümeye devam etmek lazım kanasak da elele. Bireysel olarak başaramazsak bunları, şirketlerde ya da kurumlarda bunu arayanın vay haline..

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir